Mühendislikte Deney Tasarımı (DoE): Alçak Basınç Döküm Kalıplarında Basınçlı Hava Tasarrufu Örneği

Dr. Müh.

Giriş

Mühendislik çalışmalarının merkezinde süreçleri iyileştirmek, ürün kalitesini artırmak ve kaynak tüketimini en aza indirmek yer alır. Ancak bir üretim ya da tasarım sürecinde sonuca etki eden tek bir parametre nadiren bulunur. Sıcaklık, basınç, akış debisi, malzeme kompozisyonu, işleme hızı veya geometri gibi onlarca etken aynı anda devrededir.

Bu etkenlerin karmaşık biçimde bir arada çalıştığı sistemlerde geleneksel deneme-yanılma yöntemleriyle en uygun çalışma noktasını bulmaya çalışmak; ciddi bir zaman kaybına, yüksek maliyetlere ve çoğu zaman yanıltıcı sonuçlara yol açmaktadır.

İşte bu noktada Deney Tasarımı (Design of Experiments – DoE), mühendislerin elindeki en güçlü metodolojik araçlardan biri olarak öne çıkar. Yalnızca teorik bir istatistik konusu olmayan DoE, minimum sayıda planlı deneyle maksimum bilgiyi elde etmeyi, parametrelerin birbirleriyle olan gizli etkileşimlerini açığa çıkarmayı hedefler.

Geleneksel “Tek Seferde Tek Faktör” Yaklaşımının Çıkmazı

Sanayi işletmelerinde ve Ar-Ge birimlerinde sıklıkla karşılaşılan geleneksel araştırma yöntemi, “tek seferde tek faktörü değiştirme” (OFAT – One Factor at a Time) mantığına dayanır. Bu yaklaşımda diğer tüm parametreler sabit tutulurken yalnızca bir parametre değiştirilir ve etkisi gözlemlenir; ardından o parametre en iyi kabul edilen noktada bırakılarak bir sonraki parametreye geçilir.

İlk bakışta sezgisel ve güvenli görünen bu yöntemin mühendislik açısından iki büyük sakıncası bulunmaktadır:

Etkileşimlerin Gözden Kaçması: Gerçek fiziksel sistemlerde parametreler nadiren birbirinden bağımsız davranır. Bir parametrenin etkisi, çoğu zaman diğer parametrenin hangi seviyede olduğuna doğrudan bağlıdır. Tek faktörlü denemeler bu tür etkileşimleri yakalayamaz.

Örneğin, geleneksel “tek seferde tek faktör” (OFAT) mantığıyla düşünen biri, “Lastiğe hava basarsam basınç artar” veya “Hava sıcaklığı artarsa basınç artar” diyerek bu iki faktörü birbirinden tamamen bağımsız iki ayrı doğru gibi kabul eder.

Oysa gerçekte bu iki parametre arasında güçlü bir etkileşim vardır:

  • Soğuk havalarda (Düşük Sıcaklık): Kış aylarında veya araç uzun süre park halindeyken lastiğe bastığınız belirli bir miktar hava, moleküler hareket düşük olduğu için basıncı ancak sınırlı bir ölçüde yükseltir.
  • Sıcak asfaltta ve yüksek hızda (Yüksek Sıcaklık): Yaz sıcağında, uzun yolda ve sürtünmeyle lastik 70–80°C’ye ulaştığında, içeri basılmış olan aynı miktardaki hava kütlesinin basınç üzerindeki etkisi katlanarak artar. Moleküller genleşir, hızlanır ve lastik çeperine çok daha şiddetli çarpar.

Diğer yandan geleneksel yaklaşımla olası tüm kombinasyonları tek tek denemeye kalkışmak deneme sayısını katlayarak artırır. Bu durum, özellikle çalışan bir üretim hattında ya da pahalı test düzeneklerinde yüksek enerji, hammadde ve iş gücü israfı anlamına gelir.

İstatistiksel deney tasarımı ise faktörlerin aynı anda ve kontrollü bir matris dahilinde değiştirilmesine olanak tanır. Böylece hem parametrelerin ana etkileri hem de birbirleriyle oluşturdukları ikili ya da üçlü etkileşimler matematiksel olarak doğrulanabilir bir biçimde ortaya konur. ¹

Faktöriyel Tasarım ve Varyans Analizi (ANOVA) Mantığı

Deney tasarımının temel omurgasını faktöriyel tasarımlar oluşturur. İncelenmek istenen her faktörün belirlenen seviyeleri (örneğin alt sınır “-1” ve üst sınır “+1”) sistematik bir tablo haline getirilir. Üç faktörün ikişer seviyede incelendiği bir 2³ tam faktöriyel tasarımda yalnızca 8 farklı deneme koşulu ile bütün ana etkiler ve etkileşimler hesaplanabilir duruma gelir.

Deneyler tamamlandığında toplanan veriler Varyans Analizi (ANOVA) adı verilen istatistiksel araçla değerlendirilir. Bu analiz, ölçüm sonuçlarındaki toplam değişkenliğin ne kadarının gerçekten incelenen parametrelerden ne kadarının etkileşimlerden ve ne kadarının kaçınılmaz rastgele deney hatalarından kaynaklandığını ayrıştırır. Böylece mühendis, sezgilere ya da tesadüfi gözlemlere dayanarak değil; p-değeri ve F-değeri gibi güvenilirlik ölçütlerine dayanarak hangi tasarım parametresine yatırım yapması gerektiğine karar verir. ²

Bir Vaka Analizi: Alçak Basınçlı Döküm Kalıplarında Hava Soğutma Optimizasyonu

Deney tasarımının sahadaki gücünü somutlaştırmak amacıyla, alüminyum alaşımlı jant üretiminde uygulanan alçak basınçlı döküm kalıplarının hava soğutma optimizasyonu çarpıcı bir örnek sunmaktadır. ³

Alüminyum jant dökümünde kalıbın kontrollü biçimde soğutulması; yönlenmiş katılaşmanın sağlanması, çekinti boşluklarının önlenmesi, mikroyapının (ikincil dendrit kol aralığı – SDAS) incelmesi ve istenen mekanik akma dayanımının elde edilmesi açısından hayati önem taşır. Bu amaçla Şekil 1’de gösterildiği gibi kalıp içerisine açılan kör deliklerin içine boru şeklinde nozullar yerleştirilerek basınçlı hava püskürtülür. Soğuk hava deliğin tabanına çarparak delik cidarları ile nozul borusu arasındaki dairesel boşluktan dışarı tahliye olur.

Şekil 1: Alçak basınçlı döküm kalıbında incelenen hava soğutma parametreleri (D: delik çapı, d: nozul çapı, x: mesafe)

Ancak basınçlı hava, endüstriyel tesislerdeki en maliyetli enerji taşıyıcılarından biridir. Sanayide tüketilen elektrik enerjisinin önemli bir kısmı basınçlı hava üretimi için harcanmaktadır. Dolayısıyla mühendislik hedefi yalnızca kalıbı maksimum güçle soğutmak değil; hedeflenen soğutma gücünü ve ürün kalitesini en az basınçlı hava tüketerek elde etmektir.

Problemin Tanımlanması ve Faktörlerin Belirlenmesi

Söz konusu çalışmada, kalıp soğutma performansını doğrudan etkileyen üç kritik geometrik parametre ele alınmıştır:

D: Soğutma deliği çapı (12 mm ve 16 mm seviyeleri),

d: Nozul iç çapı (2 mm ve 4 mm seviyeleri),

x: Nozul ucu ile delik tabanı arasındaki mesafe (5 mm ve 15 mm seviyeleri).

Üretim hattını durdurarak deneme yapmanın getireceği yüksek maliyet ve operasyonel riskleri önlemek adına önce laboratuvar ölçeğinde kontrollü bir deney kütüğü ve test düzeneği kurulmuştur. 3 faktörün 2 seviyede incelendiği 2³ tam faktöriyel deney tasarımına, sürecin tekrarlanabilirliğini ve doğrusallıktan sapmaları kontrol etmek üzere merkez noktalar (D=14 mm, d=3 mm, x=10 mm) da eklenmiştir. ³

Deneylerde her bir kombinasyon için sistemin soğutma gücü ve harcanan basınçlı hava miktarı ölçülerek birim hava tüketimi başına düşen soğutma etkinliği hesaplanmıştır.

Deney Tasarımı Bulgularının Gösterdikleri

ANOVA sonuçları incelendiğinde geleneksel yaklaşımla fark edilmesi güç olan önemli gerçekler ortaya çıkmıştır:

Soğutma Deliği Çapı (D): Delik çapının 12 mm’den 16 mm’ye çıkarılması ısı transfer yüzey alanını genişlettiği için soğutma gücünü doğrudan artırmaktadır. Ancak çalışan bir kalıpta delik çapını büyütmek kalıp mukavemetini zorlayabilir ve çoğu zaman yeni bir kalıp imalatı gerektirir.

Nozul İç Çapı (d): En dikkat çekici bulgu nozul iç çapında elde edilmiştir. Nozul çapının 4 mm’den 2 mm’ye düşürülmesinin kalıptan çekilen soğutma gücü üzerinde istatistiksel olarak belirgin bir kayba yol açmadığı, buna karşılık hava tüketimini dramatik ölçüde düşürdüğü görülmüştür. Nozul çıkışındaki kesit daralması hava akış debisini kısıtlamış, fakat çıkış jet hızını artırarak tabandaki yerel ısı transferini desteklemiştir.

Optimizasyon Çıktısı: DoE analizi, nozul iç çapı 2 mm ve delik-nozul ucu mesafesi 5 mm olarak seçildiğinde, 4 mm’lik geleneksel nozula kıyasla laboratuvar ortamında aynı soğutma gücünün yaklaşık %29 daha az basınçlı hava harcanarak elde edilebildiğini kanıtlamıştır. ³

Laboratuvardan Fabrika Sahasına: Seri Üretimde Doğrulama

Deney tasarımı matematiksel bir model üretir; ancak mühendislik etiği bu modelin gerçek fabrika koşullarında doğrulanmasını zorunlu kılar.

Çalışmanın doğrulama aşamasında, seri üretimde çalışan iki farklı alüminyum jant kalıbının soğutma hatlarındaki nozullar 2 mm iç çaplı nozullarla değiştirilmiştir. Gerçek fabrika ortamında yapılan akış ve tüketim ölçümlerinde; birinci jant modelinde %16, ikinci jant modelinde %18 olmak üzere ortalama %17 basınçlı hava tasarrufu elde edilmiştir. ³

Daha da önemlisi, ürün kalitesinin etkilenip etkilenmediğini görmek amacıyla jantlardan numuneler kesilerek çekme testleri ve metalografik incelemeler yapılmıştır. Elde edilen akma dayanımı ve ikincil dendrit kol aralığı (SDAS) değerlerinin önceki 4 mm’lik nozullarla üretilen parçalarla birebir uyumlu olduğu, mekanik ve mikroyapısal kaliteden hiçbir ödün verilmediği belgelenmiştir. ³

Laboratuvardaki %29 tasarruf potansiyelinin sahada %17 olarak gerçekleşmesi ise son derece doğaldır; zira gerçek bir jant kalıbında delik derinlikleri, devre uzunlukları ve basınç kayıpları gibi laboratuvar ortamında sabit tutulan kontrol dışı faktörler devreye girmektedir. DoE metodolojisi, bu farkın nedenlerini de rasyonel biçimde açıklayabilmektedir.

Sonuç ve Mühendislik Perspektifi

Sanayi kuruluşlarında dijitalleşme ve Endüstri 4.0 kavramlarının sıkça konuşulduğu günümüzde, veriyi toplamak kadar o veriyi nasıl bir deney mimarisiyle toplayıp analiz edeceğimiz belirleyicidir. Deney Tasarımı (DoE); mühendislerin karanlıkta el yordamıyla parametre aramak yerine, problemi aydınlatılmış bir hipotez düzleminde çözmelerini sağlar.

Alçak basınçlı döküm örneğinde görüldüğü gibi, DoE sayesinde kalıp üzerinde pahalı ve geri dönüşü zor revizyonlara gerek kalmadan, yalnızca hava nozullarının geometrisini optimize ederek elektrik enerjisine karşılık gelen bir basınçlı hava tasarrufu sağlanmıştır.

Mühendislerin süreç iyileştirme, enerji verimliliği ve karbon ayak izini azaltma projelerinde Deney Tasarımı araçlarını daha yaygın kullanması; yalnızca işletme kârlılığını değil, ülke kaynaklarının korunmasını ve sürdürülebilir sanayi hedeflerini de doğrudan destekleyecektir.

Kaynakça

  1. MONTGOMERY, D. C., (2017), Design and Analysis of Experiments, 9. Baskı, Wiley, Hoboken.
  2. BOX, G. E., HUNTER, J. S. ve HUNTER, W. G., (2005), Statistics for Experimenters: Design, Innovation, and Discovery, 2. Baskı, Wiley-Interscience, New York.
  3. PEHLİVANOĞLU, U., YAĞCI, T. ve ÇULHA, O., (2021), “Effects of Air-Cooling-Hole Geometries on a Low-Pressure Die-Casting Process”, Materials and Technology, cilt 55, sayı 4, s. 549–558.
  4. NIST/SEMATECH, (2012), e-Handbook of Statistical Methods, National Institute of Standards and Technology, Gaithersburg.
Tanıtımlar
Künye
434. Sayı
MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ ADINA SAHİBİ
Ziya Haktan Karadeniz
SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Necmi Varlık
BÜLTEN YAYIN KOMİSYONU SORUMLU YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
Burcu Başpişirici
YAYINA HAZIRLAYAN
Orhan Bilikvar
YAYIN TARİHİ
5 EKİM 2026
YÖNETİM YERİ
MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi Anadolu Cad. No: 40 K: M2 Bayraklı - İZMİR
Tel: (232) 462 33 33
Faks: (232) 486 20 60
www.mmo.org.tr/izmir
Yerel Süreli Yayın
MMO İzmir Şube yayın organı MMO üyelerine ücretsiz gönderilir.
Gönderilen yazıların yayınlanıp
yayınlanmamasına, TMMOB Makina
Mühendisleri Odası İzmir Şubesi
Yönetim Kurulu karar verir.
Yayımlanan yazılardaki sorumluluk
yazarlarına ilan ve reklamlardaki sorumluluk ilanı veren kişi veya kuruluşa aittir.
Bülten’e gönderilen çeviri yazıların kaynağı mutlaka belirtilir. Gönderilen yazılar, yazarlarına geri verilmez.
Bu web sitesi çerez kullanmaktadır
Sitemizin çalışması için gerekli olan çerezleri kullanıyoruz. Siteyi kullanmaya devam ederek bunları kabul etmiş olursunuz.
Bizi Takip Edin
MMO İZMİR
MMO
TMMOB