Ortalama kullanıcı kimdir, binalarımız kimler için ısıtılıyor ya da soğutuluyor ve bu ortalamanın dışında kalan bedenlerin ihtiyaçları tasarımda ne kadar görünürdür? Dahası, bu noktada çok daha temel bir soru sormalıyız: Standart dediğimiz beden aslında kimi temsil ediyor? Birçoğumuzun ofislerde hırka veya fan eşliğinde sürdürdüğü “termostat tartışmaları”, bireysel bir inatlaşmadan ibaret değil. Bu çatışmanın arkasında, iklimlendirme standartları zaman içinde güncellenip esnese de, “ortalama kullanıcı” kurgusu ile gerçek beden çeşitliliği arasındaki yapısal sorunun hâlâ sürmesi yatıyor.
Tasarım dünyasında “herkese uyan tek beden” yaklaşımı, çoğunlukla toplumun oldukça dar bir kesimini standart kabul etme yanılgısına düşer. 1970’lerden bu yana binaların iklimlendirme standartlarını (ASHRAE, ISO) şekillendiren ısıl konfor hesaplamaları (PMV modeli), temel aldığı metabolik değerler açısından tarihsel olarak ortalama bir erkek bedenini referans almıştır. Bu hesaplamalardaki baz değerler çoğunlukla 70 kilogram ağırlığında, 40 yaşında ve takım elbise giyen bir erkek profili üzerinden kurgulanmıştır. Standartlar son yıllarda esnemeye ve metabolik değer aralıklarını genişletmeye başlasa da, “Ortalama İnsan” efsanesine dayanan bu klasik altyapı, gerçek toplumun çeşitliliğini temsil etmekte yetersiz kalmaya devam ediyor. Bu biyolojik önyargı, standart tanımın dışında kalan fizyolojik ihtiyaçları mimari süreçlerde uzun süre görünmez kılmıştır.
Biyolojik ve Duyusal Uyumsuzluğun Boyutları
• Metabolik Uyumsuzluk ve Cinsiyet Önyargısı: Kadınların dinlenme anındaki metabolizma hızı, tarihsel olarak referans alınan erkek modeline kıyasla %20 ila %35 oranında daha düşüktür. Mekân tasarımlarında uzun yıllar baz alınan ısıl konfor denklemlerindeki bu sapma, yaz aylarında dahi merkezi soğutmalı modern bir ofisin kadın çalışanlar için biyolojik olarak dondurucu bir ortama dönüşmesine yol açar. “Standart beden” tanımının feminist bir eleştirisi de tam bu noktada başlar.
• Yaş ve Fizyolojik Evreler: Yaşlı bireylerde vücut ısısını dengeleme (termoregülasyon) yeteneği ve kan dolaşımı etkinliği azalırken; çocukların yüksek yüzey alanı/hacim oranları ısıyı çok daha hızlı kaybetmelerine neden olur. Geleneksel havalandırma, hayatın farklı evrelerindeki bu kritik kırılmaları göz ardı eder.
• Beden Çeşitliliği ve Hormonal Dalgalanmalar: Vücut kitle indeksi (VKİ), kas-yağ dağılımı ve genel metabolizma hızı termal toleransı doğrudan belirler. Hamilelik, menopoz veya tiroit değişimleri gibi hormonal süreçler vücudun sıcaklık algısını anlık olarak yeniden şekillendirirken, sabit debili sistemler bu dinamizme yanıt veremez.
• Nöroçeşitlilik ve Duyusal Ergonomi: Otizm spektrumu veya duyusal işleme farklılığı olan nöroçeşitli bireyler için anlık sıcaklık sapmaları, kanallardan yayılan düşük frekanslı uğultular veya doğrudan vücuda çarpan sert hava akımları duyusal aşırı yüklenmeyi tetikleyen çevresel bariyerlerdir.
Klasik Anlayıştan Kapsayıcı ve Esnek İklimlendirmeye Doğru
Binalarda tek bir derece belirleyip herkesin aynı şartlarda rahat etmesini beklemek, tüm çalışanlara aynı numara ayakkabıyı giydirmekten farksızdır. Homojen iklimlendirme anlayışı; farklı biyolojik, hormonal ve duyusal ihtiyaçlara sahip bedenleri tek bir kalıba sığdırmaya çalışır. Sonuç ise kaçınılmaz olarak hem bireysel huzursuzluk hem de tüm binayı tek bir hayali ortalamaya uyarlamak için harcanan devasa bir enerji israfıdır.
Bu ezberi bozmanın yolu, merkezi termostat tahakkümünden çıkıp bireysel konfor ve esnek iklimlendirme yaklaşımlarını benimsemektir. İdeal sıcaklığı tek bir duvardaki kumandayla sağlama çabası yerine, Kişiselleştirilebilir Konfor Sistemleri (PCS) devreye girmelidir. Masa altı ısıtıcı ve soğutucu üniteler, yönlendirilebilir hava menfezleri veya iklimlendirmeli çalışma koltukları sayesinde bireye kendi alanının kontrolünü vermek, sadece fizyolojik bir rahatlama sağlamakla kalmaz; mekân içi kapsayıcı bir ortam yaratır.
Mimari ve kurumsal ölçekte ise bu dönüşüm iki temel adımla desteklenmelidir:
• Bölgesel İklimlendirme (Zoning): Mekân genelinde farklı ısı toleranslarına sahip insanlar için serin, ılık veya hava akımının az olduğu alternatif termal alanlar kurgulamak.
• Esnek Giyim Politikaları: Katı kıyafet kuralları yerine mevsime ve beden ihtiyacına uygun giyim serbestliğini teşvik etmek.
Sonuç olarak bir ortamdaki ideal sıcaklık herkes için farklıysa, tek bir standartta ısrar edemeyiz. Mekânları gerçekten kapsayıcı kılmak, derece ayarlarıyla oynamaktan önce insan fizyolojisinin doğal çeşitliliğini merkeze alan esnek iklimlendirme modellerini tasarıma dahil etmekle mümkündür.
Kaynakça
[1] P. O. Fanger, Thermal Comfort: Analysis and Applications in Environmental Engineering. Copenhagen: Danish Technical Press, 1970.
[2] B. Kingma and W. van Marken Lichtenbelt, “Energy consumption in buildings and female thermal demand,” Nature Climate Change, vol. 5, no. 12, pp. 1054–1056, Dec. 2015.
[3] K. Parsons, Human Thermal Environments: The Effects of Hot, Moderate, and Cold Temperatures on Human Health, Comfort, and Performance, 3rd ed. Boca Raton, FL: CRC Press, 2014.
[4] G. Havenith, “Individualized model of human thermoregulation for the simulation of heat stress response,” Journal of Applied Physiology, vol. 90, no. 5, pp. 1943–1954, May 2001.
[5] S. Baumers and A. Heylighen, “Harnessing sensory diversity for architecture,” Design Issues, vol. 26, no. 4, pp. 14–23, Oct. 2010.
[6] H. Zhang, E. Arens, and Y. Zhai, “A review of personal comfort systems (PCS),” Building and Environment, vol. 91, pp. 310–320, Sep. 2015.
[7] R. de Dear and G. S. Brager, “Developing an adaptive model of thermal comfort and preference,” ASHRAE Transactions, vol. 104, no. 1, pp. 145–167, 1998.
BÜLTEN YAYIN KOMİSYONU SORUMLU YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
Burcu Başpişirici
YAYINA HAZIRLAYAN
Orhan Bilikvar
YAYIN TARİHİ
5 EYLÜL 2026
YÖNETİM YERİ
MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi Anadolu Cad. No: 40 K: M2 Bayraklı - İZMİR Tel: (232) 462 33 33 Faks: (232) 486 20 60 www.mmo.org.tr/izmir
Yerel Süreli Yayın
MMO İzmir Şube yayın organı MMO üyelerine ücretsiz gönderilir. Gönderilen yazıların yayınlanıp yayınlanmamasına, TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu karar verir. Yayımlanan yazılardaki sorumluluk yazarlarına ilan ve reklamlardaki sorumluluk ilanı veren kişi veya kuruluşa aittir. Bülten’e gönderilen çeviri yazıların kaynağı mutlaka belirtilir. Gönderilen yazılar, yazarlarına geri verilmez.
Bu web sitesi çerez kullanmaktadır
Sitemizin çalışması için gerekli olan çerezleri kullanıyoruz. Siteyi kullanmaya devam ederek bunları kabul etmiş olursunuz.