
431. Bülten’den
Suyun Isındığı Yerde Direniş Başlar Türkiye yine ağır, yorucu ve can acıtıcı bir gündemin içinden geçiyor. Bir yanda gözaltılar, ev baskınları, yasak kararları, seçilmiş belediye […]
Doç. Dr. Emirali Karadoğan

Suyun Isındığı Yerde Direniş Başlar Türkiye yine ağır, yorucu ve can acıtıcı bir gündemin içinden geçiyor. Bir yanda gözaltılar, ev baskınları, yasak kararları, seçilmiş belediye […]

5 Haziran Cuma günü İzmir’de bir hastane açılışında Rahmi Koç konuklara bir fıkra anlatır. Komik olacak fıkra ne hikmetse bir Kürt kadını konu alır. Doktor, […]

Muhtelif platformlarda mühendislik adaylarına ve görevli mühendislere verdiğim teknik eğitimlerde, başlamadan önce katılımcılara yönelttiğim “Mühendisin kelime anlamı nedir?” sorusuna aldığım doğru cevap sayısı %1’i geçmez. […]

Özet İnsan yerleşik hayata geçtiğinde yalnızca bir çatı kurmadı; sıcaklığı, nemi, temiz havayı ve dumanı yönetmesi gereken bir iç mekan oluşturdu. İklimlendirmenin tarihi, 1902’de Willis […]
Türkiye’de çıraklık ve mesleki eğitim sistemine dair tartışmalar, kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyor. Sistemin sınıfsal temeli ve çocuk işçiliğiyle olan derin bağı geri planda kalmaktadır. Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) adıyla bilinen bu yapı, yüzeysel bir okumada yoksul ailelerin çocuklarına mesleki beceri kazandıran bir eğitim kurumu olarak sunulmaktadır. Oysa mevcut araştırma bulguları ve tarihsel kanıtlar, sistemin özünde bir çocuk emeği bürosu işlevi gördüğüne işaret etmektedir.
Bu yazımızda Türkiye’deki çıraklık ve MESEM sisteminin tarihsel gelişimi, sınıfsal profili, hukuki-teorik konumu ve meşrulaştırma biçimleri ele alınmaktadır. Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi’nin saha bulgularına, 1977 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tutanaklarına ve karşılaştırmalı uluslararası verilere dayanan bu analiz; MESEM’in bir eğitim mekanizması değil, bilinçli bir siyasi tercih olarak tasarlanmış bir emek sömürüsü aygıtı olduğunu ortaya koymaktadır (Özçelik, 1977; Fişek Enstitüsü, 2022). Yazı genel bir tartışmaya bir giriş niteliğinde değerlendirilebilir. Bu nedenle derinlemesine geniş bir tartışmaya girilmeyeceğini belirtmek isteriz.

Çocuk işçiliğine dair literatür tartışmalarında, çocuk işçiliğinin üç ana kuramsal eksende tartışıldığı görülmektedir: Hak temelli yaklaşım, çocuk emeğini hak ihlali olarak çerçeveler; sosyokültürel yaklaşım, çocuk işçiliğini aile ekonomisiyle iç içe bir pratik olarak okur; politik ekonomi yaklaşımı ise yoksulluk ve emek rejimlerini belirleyici zemin olarak görür (Gunnlaugsson, 2022; Fors, 2012; Cigno & Rosati, 2005). Bu çalışma üçüncü eksende konumlanmaktadır: çıraklık ve MESEM, bireysel bir tercih değil, yapısal eşitsizliklerin ürettiği bir mekanizma olarak ele alınmaktadır (Dimova, 2021; Edmonds & Theoharides, 2021).
Türkiye’ye özgü yazın da bu çerçeveyi desteklemektedir. Zorunlu eğitim süresinin sekiz yıla çıkarılmasının 12-17 yaş grubunda çocuk işçiliğini belirgin biçimde azalttığını ve bunun asıl etkisinin kırsalda daha güçlü olduğu ileri sürülmektedir (Dayıoğlu & Kırdar, 2022). Sanayi bölgelerinde çocuk emeği dinamiklerinin kalkınma düzeyiyle, kayıt dışı sektörlerin ise emek talebiyle ilişkili olduğu bulgusu aynı yapısal okumayı doğrulamaktadır (Bildirici & Fulya, 2017; Karagözoğlu & Babaoğlu, 2022). Akpınar ve Gün’ün alan çalışması, beşeri sermaye kuramının Türkiye örneğinde geçerliliğini koruyamadığını; sistemin çocukları geldikleri sosyal sınıfa geri fırlattığını göstermektedir (Akpınar & Gün, 2016; Akpınar, 2006). Bu nedenle çıraklık sistemi, aşağıdaki tarihsel süreklilik içinde, bireysel bir yoksulluk stratejisinden ziyade kurumsal bir tasarımın sonucu olarak okunmaktadır.
Hereke Fabrikası örneği de 1910-1950 arasında bu yetim çocuk emeği geleneğinin sürekliliğini göstermektedir
Çıraklık kurumu, Ortaçağ lonca sisteminden itibaren üretim bilgisinin kuşaklar arası aktarımının temel biçimi olmuştur. Türkiye’de bu geleneğin kökleri Ahilik ve Fütuvetname’ye, yani ahlaki davranış kurallarına dayalı esnaf örgütlenmesine uzanmaktadır. Osmanlı döneminde 1863’te Niş’te Tuna Valisi Mithat Paşa tarafından açılan ilk Islahhane, yetim ve öksüz ya da ailesi kendisine bakamayacak kadar fakir olan Müslüman ve gayrimüslim çocuklara temel eğitim ve meslek kazandırmayı amaçlayan ilk kurumsal girişim olarak öne çıkmaktadır (T.C. Millî Eğitim Bakanlığı, 2019, s. 50). İlgili önlemin 1802 yılında İngiltere’de çıkarılan Çırakların Sağlık ve Ahlak Yasasına benzer şekilde kimsesiz ve yetim çocukları hedef alması ise ilginçtir. 1868’de İstanbul Sultanahmet’te Mithat Paşa tarafından açılan Sanayi Mektebi ise beş yıllık eğitimle kalfalık ve ustalık belgesi vererek bu geleneği kurumsal bir zemine oturtmuştur; Hereke Fabrikası örneği de 1910-1950 arasında bu yetim çocuk emeği geleneğinin sürekliliğini göstermektedir (T.C. Millî Eğitim Bakanlığı, 2019, s. 53; Velipaşaoğlu, 2025).
Cumhuriyet döneminde 1942 yılında DDY, MKE ve Karabük gibi devlet kuruluşlarında çıraklık okulları açılmış; 1977’de 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu ile sistem yasal bir çerçeveye kavuşturulmuştur (T.C. Resmî Gazete, 1977). Asıl dönüm noktası ise 1986’da 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle yaşanmıştır (T.C. Resmî Gazete, 1986). 2001’de Mesleki Eğitim Merkezi adını alan bu yapı, günümüzde binlerce çocuğu küçük işletmelere bağlamaya devam etmektedir (Başcıllar vd., 2022).
MESEM’deki çocukların sınıfsal profiline ilişkin bulgular, hem 1977 tarihli meclis tutanaklarında hem de günümüz saha araştırmalarında çarpıcı bir tutarlılık sergilemektedir. Bu çocuklar yalnızca yoksul işçi ve köylü ailelerden gelmekte, ailenin geçimine katkı sağlamak temel güdüyü oluşturmaktadır; öyle ki bu çocukların büyük bölümü kendilerini öğrenci değil, işçi olarak tanımlamaktadır (Erçelik, 1977; Tercan, 1977). Aynı sorunu neredeyse 50 yıl sonra bile sıcaklığını koruduğunu yapılan araştırmalarda görmekteyiz. Fişek Enstitüsü’nün saha araştırmaları bu ağırlığı somut verilerle ortaya koymaktadır: Çıraklar günde 10-14 saat çalıştırılmakta, yasal 8 saatlik sınırı aşan bu süre için fazla mesai ödenmemekte, sağlık muayenesi ve uygun koruyucu donanım sağlanmamakta, iş kazaları çoğunlukla gizlenmektedir. İşyeri dışı koşturmalar ve ev işleri gibi üretimle ilgisi olmayan görevler de çıraklara yüklenmekte, fiziksel şiddet yaygın bir örüntü olarak karşımıza çıkmakta, yasal okul günü hakkı dahi büyük çoğunlukla kullandırılmamaktadır (Fişek Enstitüsü, 2026).
3308 sayılı Kanun, çırakları hukuken işçi saymamakta ve onları eğitim kapsamında değerlendirmektedir (T.C. Resmî Gazete, 1986). Bu sayede çıraklar asgari ücretin yalnızca bir oranını alırken, primleri devlet tarafından karşılanmakta, sendikal korumadan tamamen yoksun kalmaktadırlar. Ne var ki bu hukuki tanımlama, üretim gerçeğiyle derin bir çelişki içindedir: Küçük işletmelerde çıraklar fiilen meta üretmekte, ücretin düşüklüğü ve devlet sübvansiyonu işverenin elde ettiği artı-değeri büyütmektedir (Aykul, 1977, B:33; Dimova, 2021). Akpınar’ın KİT’lerin çırak okulları üzerine tarihsel incelemesi de aynı sonuca ulaşmaktadır: yoksul çocuklara yönelik politika 1970’lerden bu yana devletin eğitim harcamasından kaçınmasıyla şekillenmiştir (Akpınar, 2006; Akpınar, 2022). Bu nedenle çırak sistemi, işçi sınıfını bir kuşaktan diğerine aktaran bir sınıfsal yeniden üretim mekanizması olarak işlev görmektedir.
MESEM’in kuruluş tarihi ve siyasi bağlamı, bu sistemin rastlantısal bir kurumsal tercih olmadığını göstermektedir. 24 Ocak 1980 kararları devleti küçülterek ihracata dayalı bir birikim modeline geçişin zeminini hazırlamış; 12 Eylül askeri darbesi işçi sınıfının kurumsal gücünü kırmıştır. Bu iki kırılmanın ardından 1986’da yürürlüğe giren 3308 sayılı Kanun, esnek bir genç emek havuzu yaratan MESEM sistemini bu neoliberal dönüşümün doğal bir tamamlayıcısı kılmıştır (T.C. Resmî Gazete, 1986; TÜİK, 2019; Edmonds & Theoharides, 2021). Almanya’nın dual sisteminde çıraklar işçi sayılıp sendikal haklardan yararlanırken, Türkiye’de finansman devlet tarafından karşılanmakta, çıraklar ise örgütsel güvenceden mahrum kalmaktadır; bu tablo nitelikli işgücünden çok ucuz emek havuzu üretmektedir (Cigno & Rosati, 2005; Fişek Enstitüsü: 2022).
MESEM sistemi, kamuoyunda çeşitli söylemsel mekanizmalar aracılığıyla meşrulaştırılmaktadır: “Mesleki eğitim” çerçevesi çıraklığı bir eğitim kurumu olarak sunarken, eğitim-üretim dengesi bozulmuş, yasal okul günü hakkı çoğunlukla kullandırılmamaktadır (Fişek Enstitüsü, 2026). “İnsan sermayesi” yaklaşımı sistemin sınıfsal boyutunu görünmez kılmakta; “fakir ama kabiliyetli” söylemi ise yoksulluğu bir fırsat olarak sunmaktadır (Özçelik, 1977, B:33; Tercan, 1977, B:33; Gunnlaugsson, 2022). Çırağın kalkınmaya katkısı çerçevesinden bakıldığında sistem destekler görünür; emek sömürüsü çerçevesinden bakıldığında ise ailelerin işsizlik ödeneği üzerinden kendini döndüren bir çocuk işçi sömürüsü mekanizması ortaya çıkar (Karadoğan, 2026). Devletin rolü pasif bir izleyicilikle sınırlı değildir: 1977’de çırakların iş güvenliği denetimini Bakanlığa bağlayan önerge reddedilmiş (Türkcan, 1977, B:35), denetim ancak bir iş cinayeti sonrasında başlatılmıştır (Fişek Enstitüsü, 2026). Son otuz yılda öncelik çocuk işçiliğinin azaltılması değil perdelenmesi olmuştur (Dertli, 2024).
Çıraklık sistemi ve MESEM, bir eğitim sorunu değil; sınıfsal bir meseledir. Mevcut yapı, mesleki nitelik kazandıran bir eğitim mekanizması değil, yoksul sınıfların çocuklarını ucuz emek olarak piyasaya sunan bir sınıfsal yeniden üretim aygıtıdır. Zengin ailelerin çocukları üniversitelerde eğitimlerini sürdürürken yoksul ailelerin çocukları küçük işletmelerde çalışmaktadır; bu ayrımı belirleyen bireysel yetenek değil, doğuştan gelen sınıfsal konumdur.
her iki düzlemde de örgütlü bir mücadele olmaksızın kalıcı bir dönüşüm mümkün değildir.
24 Ocak 1980 – 12 Eylül 1980 – 1986 MESEM kronolojisi, bu sistemin neoliberal birikim rejiminin emek arzını düzenlemek amacıyla bilinçli olarak kurgulandığını göstermektedir. “Mesleki eğitim, “insan sermayesi” ve “fakir ama kabiliyetli” söylemleri bu sömürüyü örtbas etme işlevi görmektedir. Fişek Enstitüsü’nün deneyiminin gösterdiği üzere, bu yapıya yönelik müdahale talepleri defalarca karşılıksız kalmıştır. Uzun vadede çocuk işçiliğiyle gerçek anlamda mücadele edebilmek için onu doğuran sosyo-ekonomik koşulların ortadan kaldırılması, kısa vadede ise sistematik denetim mekanizmalarının hayata geçirilmesi zorunludur; her iki düzlemde de örgütlü bir mücadele olmaksızın kalıcı bir dönüşüm mümkün değildir.
Akpınar, T. (2006). Çocuk emeği sorununa çağdaş bir yaklaşım: KİT’lerin çırak okulları (1938-1986). Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı, Ankara.
Akpınar, T. (2022, 24 Mayıs). Çocuk işçiliği, sınıfın mücadelesiyle önlenebilir. Evrensel. https://www.evrensel.net/haber/462174/doc-dr-taner-akpinar-cocuk-isciligi-sinifin-mucadelesiyle-onlenebilir. (Erişim tarihi: 28.05.2026)
Akpınar, T., & Gün, S. (2016). Testing the human capital development model: The case of apprenticeships in Turkey. International Journal of Training and Development, 20(3), 214-223. DOI: 10.1111/ijtd.12084
Aykul, O. (1977, 18 Ocak). TBMM Tutanakları, 33. Birleşim. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara.
Başcıllar, M., Uslu-Ak, B., & Karakaya, C. (2022). Historical perspective towards child labour in Turkey as a major subject of social work discipline. Voprosy Istorii. DOI: 10.31166/VoprosyIstorii202202Statyi44 (Erişim tarihi: 30.05.2026).
Bildirici, M., & F. (2017). Bildirici, M. & Ozaksoy, F. (2017). Analyzing child labor in Turkey, in: Unregistered Employment. Edited by; S. Koç, A. Orhan, M. Çağrı Gözen. IJOPEC Publication, London, s.:64-74
Cigno, Alessandro, and Furio Camillo Rosati, (2005). The Economics of Child Labour Oxford, 2005; online edn, Oxford Academic, https://doi.org/10.1093/0199264457.001.0001, accessed 26 June 2026.
Dayıoğlu, M., & Kırdar, M. (2022). Keeping kids in school and out of work: Compulsory schooling and child labor in Turkey. Journal of Human Capital, 16, 526-555. https://doi.org/10.1086/720008
Dertli, N. (2024, 12 Haziran). Türkiye çocuk işçiliğini önlemek yerine perdeliyor. Evrensel. https://www.evrensel.net/haber/520761/turkiye-cocuk-isciligini-onlemek-yerine-perdeliyor (Erişim tarihi: 27.05.2026)
Dertli, N. (2026, Şubat). MESEM ve sermaye kıskacında çocuklar ve çocuk işçiliği. Nilüfer Kent Konseyi, Bursa. https://www.nilufer.bel.tr/haber/nilufer-de-cocuk-isciligi-tartisildi-cocuklarin-yeri-is-degil-okul ((Erişim tarihi: 28.05.2026).
Dimova, R. (2021). Political economy of child labour. Handbook of Labor, Human Resources and Population Economics. https://doi.org/10.1007/978-3-319-57365-6_154-1
Edmonds, E., & Theoharides, C. (2021). Child labor and economic development. Handbook of Labor, Human Resources and Population Economics. https://doi.org/10.1007/978-3-319-57365-6_74-1
Erçelik, N. (1977, 18 Ocak). TBMM Tutanakları, 33. Birleşim. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara.
Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi. (2022). Çıraklık Sistemi Raporu. https://fisek.org.tr/wp-content/uploads/2023/01/Fisek-Vakfi-Ciraklik-Raporu-PDF-2.pdf (Erişim tarihi: 10.06.2026).
Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi. (2024). Çıraklık Sistemi Yeniden Yapılandırılmalı. https://fisek.org.tr/ciraklik-sistemi-mesleki-egitim-kavraminin-gercek-anlamina-uygun-bir-icerikte-yeniden-yapilandirilmali/ (Erişim tarihi: 11.06.2026).
Fişek Enstitüsü (2026). Saha araştırma bulguları. TBMM Dilekçe Komisyonuna verilen Dilekçe, Ankara.
Fors, H. (2012). Child labour: A review of recent theory and evidence with policy implications. Journal of Economic Surveys, 26, 570-593. https://doi.org/10.1111/j.1467-6419.2010.00663.x
Gunnlaugsson, G. (2022). Work-free childhood to child labour and street life. Acta Paediatrica, 111. https://doi.org/10.1111/apa.16347
International Labour Organization. (1999). Çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerine ilişkin 182 sayılı sözleşme. ILO, Cenevre.
Karadoğan, E. (2026, Şubat). MESEM ve sermaye kıskacında çocuklar ve çocuk işçiliği. Nilüfer Kent Konseyi, Bursa. https://www.nilufer.bel.tr/haber/nilufer-de-cocuk-isciligi-tartisildi-cocuklarin-yeri-is-degil-okul (Erişim tarihi: 28.05.2026)
Karagözoğlu, Ö., & Babaoğlu, P. (2022). Corporate structure against child labor in Turkey. Medeniyet Araştırmaları Dergisi. https://doi.org/10.52539/mad.1121373. https://dergipark.org.tr/tr/pub/mad/article/1121373. (Erişim tarihi: 12.06.2026).
Özçelik, H. (1977, 18 Ocak). TBMM Tutanakları, 33. Birleşim. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara.
T.C. Millî Eğitim Bakanlığı. (2019). Geçmişten günümüze fotoğraflarla mesleki ve teknik eğitim: 11. yy – 21. yy (Eğitim Analiz ve Değerlendirme Raporları Serisi No: 5). MEB Yayınları, Ankara.
T.C. Resmî Gazete. (1977, 8 Haziran). 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu. Resmî Gazete, 15953.
T.C. Resmî Gazete. (1986, 19 Haziran). 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu. Resmî Gazete, 19139.
T.C. Resmî Gazete. (2003, 10 Haziran). 4857 sayılı İş Kanunu. Resmî Gazete, 25134.
Tercan, A. (1977, 18 Ocak). TBMM Tutanakları, 33. Birleşim. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara.
TÜİK. (2019). Çocuk işgücü araştırması. Türkiye İstatistik Kurumu, Ankara.
Türkcan, E. (1977, 20 Ocak). TBMM Tutanakları, 35. Birleşim. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara.
Velipaşaoğlu, D. (2025). Child workers from an empire to a republic: The Hereke Factory as transitional space (1910s-1950s). Cihannüma Tarih ve Coğrafya Araştırmaları Dergisi. https://doi.org/10.30517/cihannuma.1596072
