
425. Bülten’den
Baskının Normalleştiği Yerde Yaşamı Yeniden İnşa Etmek 2025 yılı, Türkiye’de salt ekonomik göstergelerin değil, siyasal sınırların da zorlandığı bir yıl oldu. Yoksulluk artık bir risk […]

Baskının Normalleştiği Yerde Yaşamı Yeniden İnşa Etmek 2025 yılı, Türkiye’de salt ekonomik göstergelerin değil, siyasal sınırların da zorlandığı bir yıl oldu. Yoksulluk artık bir risk […]

Son günlerde MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) öğrencilerinin yaşadığı iş kazaları ve ne yazık ki ölümle sonuçlanan olaylar, toplumun vicdanını derinden yaralamakta ve ciddi bir endişe […]

Bölüm 1 1. Giriş Lastik tekerlekli loder ve ekskavatörler, inşaat, madencilik, tarım ve endüstriyel faaliyetlerde yaygın olarak kullanılan iş makineleridir. Bu makineler, ağır yüklerin taşınması, […]

Gerçeği bükmez; Görünür Kılar Algoritmalar toplumsal önyargıları yok etmez; tersine onları görünmez kılarak güçlendirir. Safiya Umoja Noble Teknolojinin tarafsız olduğunu düşünmek kolaydır. Ekranların, kodların, algoritmaların […]

KÜNYE
Yolların Başlangıcı
Tür: Roman
Yazar: Amin Maalof
Çeviren:Aykut Derman, Samih Rifat
Sayfa:426
İlk Baskı: 2024
Yayınevi: YKY
Kitapta Amin Maalouf’un kendi ailesinin yakın geçmişini işleniyor. Yazar annesinin kendisine verdiği aile arşivine ait bir bavuldan yola çıkarak ailesinin hikâyesini yarı objektif ve kurgusal bir tarzda ele alıyor. Kitabın ana karakterleri yazarın dedesi Butros ve kardeşi Cebrail. Ailesinin öyküsüyle beraber Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarına ve Atatürk ile ilgili ilginç bilgiler de veriyor. Ailesinin dağıldığı geniş coğrafyada gezerek onlardan kalan izlerin peşine düşüyor. Hikâyeyi temel olarak dedesi Butros üzerinden anlatıyor.Babası ve kendi ailesinden fazla söz etmeden de sonlandırıyor. Her kitabın da olduğu gibi bu kitabında da aşina olduğu Doğu kültürünü başarıyla yansıtıyor.
Yolların Başlangıcı, sadece bir aile tarihinin izini sürmez; aynı zamanda belleğin, aidiyetin ve kimliğin nasıl inşa edildiğine dair incelikli bir sorgulama sunar. Amin Maalouf, bu kitapta romancılığından bütünüyle vazgeçmez; ancak anlatıcı konumunu bilinçli olarak geri çekerek tarihsel gerçekliğin sesini öne çıkarır. Belgeler, mektuplar ve arşiv kayıtları, kişisel hafızayla iç içe geçerken okur, Doğu ile Batı, imparatorluk ile ulus-devlet, sürgün ile yurt duygusu arasındaki kırılmaları bir ailenin deneyimi üzerinden izler. Özellikle dedesi Butros’un hikâyesi, bireysel kaderlerin nasıl büyük tarihsel dönüşümlerin içine çekildiğini gösterir. Bu yönüyle Yolların Başlangıcı, Maalouf’un eserleri arasında belki de en “sessiz” olanıdır; fakat tam da bu sessizlik, geçmişle kurulan yüzleşmenin ağırlığını ve etik sorumluluğunu daha güçlü biçimde hissettirir.
