Ağaçkakan ve Diyalektik

“Olduğu yerde donup kalmış koşulları, kendi şarkıları eşliğinde dans etmeye zorlamalıyız” (1)

Son zamanlarda iki kitap elimde dolaşıyordu, kah biri kah diğeri. Aslında bu bir rastlantı veya o anki ruh halimden kaynaklanan bir tercih değildi. Bir şey iki kitap arasında sezgisel bir ilişki kurmama neden oluyordu. Bertell Ollman’ın “Diyalektiğin Dansı” ve Tom Robbins’in “Ağaçkakan”ı. Bir roman ve teorik bir kitap…

Birinden diğerine geçiş yaptığımda, sanki aynı şeyin farklı bir görünümüne geçmiş oluyordum. İkisi de birbirini besliyor, zenginleştiriyordu, sanki aynı varoluşu paylaşıyorlardı.

Bir şeyin, diğer şeyle aynı varoluşu paylaşması?

Diyalektiğe yaptığı çağrışımlar nedeniyle ilgimi çeken Kuantum dolaşıklığı üzerine bir şeyler karıştırırken, nefis bir yorumla karşılaşmıştım; “onların arasında bir iletişim yok, yalnızca bir varoluşu paylaşıyorlar. Bu nedenle de Kuantum iletişimi gibi bir şey olamaz!” 

Kuantum dolaşıklığını duymuşsunuzdur, bir elmayı ikiye böldüğünüzde, pardon parçacığı. Her iki parçanın, aralarındaki “mesafeden bağımsız” olarak aynı anda etkileşmesidir. Bizi asıl ilgilendiren ve “işte diyalektik” dediğimiz şey ise “bir varoluşu paylaşmalarıdır”. Ollman’ın da söz ettiği gibi alışageldiğimiz düşünüş her şeyi tarifleyip, sınırlar çizip, ayrı olgular olarak algılama eğilimindedir. Oysa pek çok şey, belki de her şey aslında bir varoluşun farklı görünümleridir.

Senin olmaman, neyi değiştirir, dedi. Şaşkınlıkla o yıl gelmemiş leyleklerin yuvasına bakarak. Onlarsız da burası bir cennet köşesiydi, orman kenarındaki kulübesinde. Sırtını döndü, içindeki boşluğu hissederek. Onlarsız olmakla yitirdiği şeyin, birlikte olmanın mutluluğu olduğunu düşündü.
Serçeler neden sevinçli görünüyor? Belki sadece birlikte, hep birlikte, her şeyle birlikte oldukları için…

Robbins’in uçarı dili, şeyler arasında umursamazca dolaşan, neşeyle zıplayan, kimi zaman dinamitleyen ve onlara aslında tek bir şey olduklarını söyleyen dili… Evet, Ollman’ı çağrıştıran buydu.

Bir prensesi bombacıyla nasıl bir araya getirirsiniz? Aralarındaki mesafe? belki de hiç olmamıştı. Belki de aramızdaki mesafeler hiç yoktu.

Robbins, alışageldiğimiz, tarifleyip sınıflandırdığımız, planlayıp tasniflediğimiz zorunluluklar dünyasını umursamıyordu. O olasılıkların peşindeydi. Olasılıklar, mekanik her şeyin düşmanıdır. Onu en zayıf hale getirmek başlıca işlerinden biridir teknikerin. Ola ki beklenmedik, farklı bir şey karşısına çıkarsa… Korkutucudur, kestirilemez. Ama ne var ki hayatın diyalektiği bu konuda ustadır. Hep bilinmedik şeylerle şaşırtır bizi. Olasılıkları, hem de en uçtan, en saçma ve kimi zaman çılgınca şeylerden var eder. 

Seni görmüştüm ilk, kalabalık sokaklarınla
bir gün doğumuydu
belki
şaşırtıcı bir karşılaşmaydı, korkutucu
nereden başlayacağımı bilemedim
hangi yolu alacağımı
hangi olasılıkları yaşayacağımı

Oysa zorunluluklar dünyası gridir. Varacağın, varman gereken yeri sana söyler. Aksi eksikliktir. Belki de hiç tamamlanamayacak bizler için korkutucu bir rüya.

Ağaçkakan… o her zaman eksiktir, kaygısız. Tamamlanma derdine sahip olmadığı da su götürmez. Alt tarafı bir kızıl saçlı. Ama zorunluluklar pek yanına yaklaşamaz, o sürprizler dünyasına aittir.

Ah işte yine bir renk katıldı hayata, beklenmedik, kestirilemez. Hangi dalganın yansımasıydı o?

Üstat(2) 18 Brumaire sayfa 56’da belki de görebileceğimiz en nefis diyalektiği yazmıştı. Nasıl olur da bir yenilgi aynı zamanda bir zafer olabilir? Olabilir dedi kızıl saçlı, bilgece bir söz söylemenin gururuyla; bir şey başka düzeyde farklı bir şey olarak vücut bulabilir, bu onların başka şeyler olduklarını değil, yalnızca aynı varoluşun farklı görünümleri olduğunu söyler. Sihri bu olsa gerek, toplumsalın.

Diyalektik belki de sadece sihri anlamamızın bir yoludur…

Güneş” demektedir [Marx], “bitkinin amacıdır – yaşadığını doğrulayan, vazgeçilmez bir amaçtır; aynı, güneşin amacının bitki olduğu gibi…”. (3)


1- Karl Marx, Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Giriş
2- Tabii ki Karl Marx
3- Yabancılaşma: İçsel İlişkiler Felsefesi – Bertell Ollman

Tanıtımlar
Künye
MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ ADINA SAHİBİ
Ziya Haktan Karadeniz
SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Evrim Aksoy
BÜLTEN YAYIN KOMİSYONU SORUMLU YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
Burcu Başpişirici
YAYINA HAZIRLAYAN
Orhan Bilikvar
YAYIN TARİHİ
1 OCAK 2026
YÖNETİM YERİ
MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi Anadolu Cad. No: 40 K: M2 Bayraklı - İZMİR
Tel: (232) 462 33 33
Faks: (232) 486 20 60
www.mmo.org.tr/izmir
Yerel Süreli Yayın
MMO İzmir Şube yayın organı MMO üyelerine ücretsiz gönderilir.
Gönderilen yazıların yayınlanıp
yayınlanmamasına, TMMOB Makina
Mühendisleri Odası İzmir Şubesi
Yönetim Kurulu karar verir.
Yayımlanan yazılardaki sorumluluk
yazarlarına ilan ve reklamlardaki sorumluluk ilanı veren kişi veya kuruluşa aittir.
Bülten’e gönderilen çeviri yazıların kaynağı mutlaka belirtilir. Gönderilen yazılar, yazarlarına geri verilmez.
Bu web sitesi çerez kullanmaktadır
Sitemizin çalışması için gerekli olan çerezleri kullanıyoruz. Siteyi kullanmaya devam ederek bunları kabul etmiş olursunuz.
Bizi Takip Edin
MMO İZMİR
MMO
TMMOB