
Mesleki Eğitimde Kırılma Noktası
Son günlerde MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) öğrencilerinin yaşadığı iş kazaları ve ne yazık ki ölümle sonuçlanan olaylar, toplumun vicdanını derinden yaralamakta ve ciddi bir endişe […]

Son günlerde MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) öğrencilerinin yaşadığı iş kazaları ve ne yazık ki ölümle sonuçlanan olaylar, toplumun vicdanını derinden yaralamakta ve ciddi bir endişe […]

Bölüm 1 1. Giriş Lastik tekerlekli loder ve ekskavatörler, inşaat, madencilik, tarım ve endüstriyel faaliyetlerde yaygın olarak kullanılan iş makineleridir. Bu makineler, ağır yüklerin taşınması, […]

Gerçeği bükmez; Görünür Kılar Algoritmalar toplumsal önyargıları yok etmez; tersine onları görünmez kılarak güçlendirir. Safiya Umoja Noble Teknolojinin tarafsız olduğunu düşünmek kolaydır. Ekranların, kodların, algoritmaların […]

1949 devriminden sonra dünyanın en hızlı sanayileşen ülkelerinden biri hâline gelen Çin, 1980’lerden itibaren sosyalist kalkınma modelinden tedricen devlet kapitalizmine geçerek dünya ekonomisine entegre olmuş […]
15 Ağustos 2024 tarihinde Karşıyaka ilçesi Yamanlar Mahallesi Karatepe mevkiinde başlayan ve hızla yayılan orman yangınında 4400 hektarlık orman alanı yandı, 16 ev tamamen yok oldu, 87 ev ve 45 işyeri boşaltıldı. Üç mahallenin tahliye edilmesi ve bir hayvan barınağının boşaltılmasıyla sonuçlanan bu afet, kent genelinde ise ciddi endişe yarattı. Ülkemizin dört bir yanında çıkan orman yangınları, sadece doğamızı değil, geleceğimizi de tehdit etmekte, evlerini, tarım arazilerini ve hayvanlarını kaybeden vatandaşlarımızı ise zor durumda bırakmaktadır.
Ülkemizde Ağustos ayında farklı yerlerinde aynı anda çıkan orman yangınları aynı zamanda kurumların yangına müdahaleye ilişkin birbirlerini suçlamalarıyla da gündemde yerini aldı. Suçlamaların odağında yer alan kurumlar arası koordinasyonsuzluk, görev ve yetki alan tartışmalarından sıyrılıp orman yangınlarına afet yönetimi perspektifinden değerlendirildiğimde ise “Orman yangınları nedir?”, “Orman yangını bir doğal afet midir?”, “Orman Yangınlarında Afet Yönetimi ve Kriz Yönetimi İlişkisi nedir?” “Orman yangınlarında afet yönetimi ve kriz yönetimi dinamikleri nasıl işlemektedir?”, sorularının yanıtlarını aramaya başladım. Bu sorulara TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz’ın, ülkemizde yaşanan orman yangınlarına ilişkin 20 Ağustos 2024 basın açıklamasında yer alan çözüm maddelerini referans alarak orman yangınları afetlerinde kriz yönetiminin önemine ilişkin bu yazıyı hazırladım.
Orman yangını, açık alanda gerçekleştiği için rüzgâr ve yanıcı madde gibi doğal koşulların etkisi altında yayılma eğiliminde olan, başta odun, yaprak ve dal olmak üzere ormanda bulunan pek çok yanıcı materyali ve canlı ağaçları yakan yangın türüdür. Orman yangınlarının açık alanda gerçekleşmesi ve yayılma eğilimi söndürme işlemlerini zorlaştıran ana faktördür(1).
Orman yangınları, hem ekosistemler hem de insan yaşamı üzerinde derin etkiler bırakan yıkıcı doğal afetlerdir. Bu felaketler, yalnızca doğaya değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik yapıya da büyük zararlar verebilir. Orman yangınlarıyla mücadele, teknik bilgi kadar riskli ve karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte, kriz yönetimi ve kurumlar arası işbirliği kritik bir rol oynar. Ancak orman yangınlarını yalnızca bir çevre felaketi olarak görmek yeterli değildir; bunlar, afet yönetiminin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Peki, orman yangınları sırasında kriz yönetimi neden bu kadar kritik ve kurumlar arası işbirliği nasıl geliştirilmelidir?
Orman yangınları, hızla yayılan ve kontrol altına alınması zor olan doğal afetlerdir. Bu tür olaylar sırasında afet yönetimi, kriz yönetimi süreçleriyle iç içe geçer. Afet yönetimi, önlem, hazırlık, müdahale ve iyileştirme olmak üzere dört aşamadan oluşan dinamik bir süreçtir (2). Şekil 1’de (3) gösterildiği üzere, bu aşamalar birbirini tamamlayarak etkin bir yönetim sağlar. Özellikle iyileştirme aşaması, yalnızca zarar gören alanların yeniden inşası ve rehabilitasyonunu değil, aynı zamanda kamu ve toplum yararını gözeten, kamusal alanları ve çevreyi koruyarak sürdürülebilir bir şekilde yeniden yapılandırmayı da içerir. Dolayısıyla, gelecek ayki bültende, orman yangınları sonrasındaki iyileştirme çalışmalarını kapsayan ve toplumsal faydayı öne çıkaran kriz yönetimi süreci bu yazının devamı olarak paylaşılacaktır.

Şekil 1: Bütünleşik Afet Yönetim Döngüsü, Prof.Dr. Vahap Tecim, https://vahaptecim.com.tr/2020-2021-guz-donemi-uzaktan-egitim-cikmazi/
Kriz yönetimi, yangının ilk anından itibaren hızlı, etkili ve organize bir müdahaleyi gerektirir. (4) Kriz yönetiminde yer alan temel unsurlar arasında erken uyarı sistemleri, yangına müdahale ekiplerinin hazır bulundurulması, lojistik destek ve halka doğru bilgi akışının sağlanması yer alır. Bu unsurların etkin bir şekilde yürütülebilmesi ise farklı kurumlar arasındaki güçlü işbirliği ve koordinasyona bağlıdır.
Orman yangını gibi doğal afetler meydana geldiğinde, birçok farklı kurum ve kuruluş devreye girer: Orman Genel Müdürlüğü, yerel yönetimler, itfaiye ekipleri, sağlık kuruluşları, askeri birimler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler. (5) Tek bir kurumun üstesinden gelmesinin zor olduğu bu durumlar, ancak geniş katılımla ve etkin bilgi paylaşımı, koordinasyon, hızlı müdahale, kaynakların optimizasyonu ve önceden sorumlulukların belirlenip paylaştırılmasıyla yönetilebilir hale getirilebilir.
Bununla beraber Emin Koramaz’ın basın açıklamasında belirttiği üzere, yangınla mücadelede, coğrafi hakimiyet ve yerel bilgi en önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle, bölgelerde görev yapan personelin devamlılığı kadar orman köylüsünün katkısı da vazgeçilmezdir. Bu katkıyı etkin bir şekilde kullanmak için mükelleflik* sistemi yeniden uygulanmalıdır.
150 yılı aşkın deneyime sahip Orman Teşkilatı, yangın önleme, mücadele ve koordinasyon görevini üstlenmiş olup, orman mühendisleri, orman muhafaza memurları, işçiler ve orman köylüleri ile bir bütün olarak topyekûn mücadele edecek şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Bu yeniden yapılanmanın yanı sıra, devlet tarafından kalıcı bir yangın söndürme filosu oluşturulmalı ve bu filo için özel eğitimli personel istihdam edilmelidir. Yangınla mücadelede etkin ve sürekli bir hazırlık için bu tür bir yapılandırma şarttır.
Orman yangınları gibi doğal afetlerde kriz yönetiminin ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesi için birkaç temel adım atılabilir: (5)
Orman yangınları, doğanın yıkıcı gücüne karşı insanlığın verdiği en büyük sınavlardan biridir. Bu sınavı başarıyla geçmek, afet yönetiminin bir parçası olarak kriz yönetimini etkin bir şekilde uygulamayı gerektirir. Orman yangınları, sadece söndürme faaliyetleriyle değil, önleme, müdahale ve kriz sonrası rehabilitasyon süreçleriyle de ele alınmalıdır.
Orman yangınlarıyla mücadelede kriz yönetimi sadece müdahale aşamasını değil, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda odaklı iyileştirme aşamasını da kapsamalıdır. Kriz yönetiminin bu aşaması, afet sonrası kamusal alanların rehabilitasyonu ve toplumsal dayanıklılığın artırılması için kritik bir öneme sahiptir. Kurumlar arası etkili işbirliği, hazırlıklı olma ve sürekli gelişim odaklı bir yaklaşımla orman yangınlarının yıkıcı etkileri en aza indirilebilir. Ülkemizin orman varlığını tüketen, ortak geleceğimizi de tehdit eden orman yangınlarını ancak bilim, teknik ve mühendislik değerlerini gözeterek uygulanan doğru afet yönetimi ile önleyebiliriz. Yazının devamında, kriz yönetiminin bu önemli bileşenine ve iyileştirme sürecinin sürdürülebilirlik açısından nasıl ele alınması gerektiğine dair daha detaylı bilgileri paylaşacağız.
*Mükelleflik sistemi; orman yangınlarına karşı toplumsal dayanışmayı ve yerel halkın ormanların korunmasında daha aktif bir rol üstlenmesini teşvik etmek amacıyla tekrar gündeme getirilebilir.
(1): Orman Genel Müdürlüğü (OGM), “Orman Yangınlarıyla Mücadele Esasları”, 2020
(2): Kadıoğlu, M. (2017). Afet yönetimi: Beklenmeyeni beklemek, en kötüsünü yönetmek. İstanbul: Marmara Belediyeler Birliği Kültür Yayınları.
(3): Bütünleşik Afet Yönetim Döngüsü, Prof.Dr. Vahap Tecim, https://vahaptecim.com.tr/2020-2021-guz-donemi-uzaktan-egitim-cikmazi/
(4): Kriz İletişimi ve Yönetimi, AÖF Yayınları, Prof.Dr. Melek TÜZ (Ünite 3, 6) Prof.Dr. Gürkan HAŞİT (Ünite 1, 2) Prof.Dr. İsa İPÇİOĞLU (Ünite 4, 5) Prof.Dr. İdil KARADEMİRLİDAĞ SUHER (Ünite 7, 8)
(5): 20.08.2024 tarihli TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz’ın Yalnızca Ormanlarımız Değil, Ülkemizin Geleceği Yanıyor! Basın açıklaması, https://www.tmmob.org.tr/icerik/yalnizca-ormanlarimiz-degil-ulkemizin-gelecegi-yaniyor
